Tarihi Başlatan Sümerler Türk mü?


Son zamanların en önemli akademik tartışmalarından biridir şüphesiz bu konu. Zira Sümerlerin Türk olabileceklerine, hatta ilk Türk Medeniyeti olabileceklerine dair bazı teoriler ortaya atılmış ve kimi akademisyenler bu teoriye ciddi anlamda kafa yormuşlardır. Peki bu iddial

.

Sümerler’in Tarihi

Bilindiği üzere biz tarihçiler tarihi çağları yazının icadıyla başlatırız. Zira yazıyla birlikte tarih biliminin ana kaynağı olan yazılı belgeler ortaya çıkmış ve bu da tarihsel olayların gerçekliği sorununda en önemli kanıt olagelmiştir. Dolayısıyla bir olayın tarih metodolojisi açısından gerçekliği bir belgeye dayandığı ölçüdedir.

İşte bu sebepledir ki, çivi yazısını icat edip ilk tarihsel kayıtları tutan ve bir Mezopotamya Medeniyeti olan Sümerler, bizce tarihi çağları başlatan medeniyettir. Sümerler, Mezopotamya’da site adı verilen şehir devletleri şeklinde örgütlenen, her şehrin başında Patesi denilen yöneticilerin bulunduğu, çok tanrılı bir inanç sistemine sahiptir. 

Ziggurat adı verilen piramit benzeri bir yapıyla ve bu yapının en üst katını rasathane yapmalarıyla gelişmiş bir medeniyet görünümü arz eden Sümerler, hiç şüphesiz yazının icadı ve tekerleğin icadı gibi çalışmalarıyla insanlığa kimi konularda önder olmuşlardır. M.Ö 3200’lü yıllarda yazının bulunması ve kısa zamanda tüm dünyaya yayılması, tüm insanlığın kaderini etkileyen bir hadisedir.

Sümerler Türk müdür?

Bu konuda en büyük iddia sahibi, hiç şüphesiz ülkemizin yetiştirdiği en büyük Sümerolog olan Muazzez İlmiye Çığ Hanım’dır. Ömrünü Sümer tabletlerini incelemeye adayan bu bilim insanımız, elde ettiği bazı bulgulardan hareketle Sümerlerin Türk olabilecekleri tezini ileri sürmüş ve “Sümerler’de Tufan Tufanda Türkler” adlı eserini bu minvalde kaleme almıştır.

Bu eserde Muazzez Hanım’ın ileri sürdüğü kanıtlardan birisi, Sümerler’in kendilerine “Kengerler” demeleri ve bu isimde bir Türk Boyu’nun da var olmasıdır. Dahası, Sümerler’de Kiş adı verilen bir şehirle, aynı Türk Boyu’nda da aynı isimde bir şehrin var olması dillendirilmiştir.

Aynı şekilde Sümerler’de Ur ismiyle anılan bir şehir bulunduğu gibi, Uygur Beyleri’ne de Ur denilmesi söz konusu olmuştur. Yani burada Muazzez Hanım bazı etimolojik ve filolojik benzerlikleri kanıt olarak sunmuştur. Moğolistan’da Suber-Sümer adlı bir dağın varlığını da bu bağlamda değerlendiren Sümeroloğumuz, Sümerce 165 kelimenin Türkçeyle fonetik benzerliğini de ele almıştır. Tabi bir de maden çıkmayan bir bölgede demircilik yapmaları Sümerlerin Türklüğüne bağlanmıştır.

Türkçe ile Sümerce Arasındaki Benzerlikler

Tanrı: Sümerce : Dingir - Türkçe : Tengri

Ben: Sümerce : Men - Türkçe : Men

Kuş Yuvası: Sümerce : Uşub - Türkçe : Kuş eb

Kap Kaçak: Sümerce : Kapkagak - Türkçe : Kapkaçak

İri: Sümerce : Dirig - Türkçe : İrig 

Tüm bu argümanlar elbette önemli bulgulardır. Ancak Sümerlerin genel yaşam tarzı, şehir devletleri hâlinde yaşamaları, şehirlerinin etrafını surlarla çevirmeleri, dahası savaşçılık konusunda Mezopotamya Medeniyetleri içinde Asurlular’dan ve Akadlar’dan geri kalmaları genel Türk profiline uymayan bir görünümdedir.

Dahası Sümerler yazıyı M.Ö 3200’lerde kullanırken, Türk Tarihi’nin ilk yazılı kaynakları olan Orhun Abideleri bundan yaklaşık 4000 yıl sonrasına rastlamaktadır. Dolayısıyla Sümerler Türk olsa, tüm dünyaya yazıyı öğrettikten sonra Türk Milleti kendisi neden yazıyı kullanmayı bıraksın ki? Bunlar da bizim acizane öne sürdüğümüz karşı tezlerdir.

Dediğimiz gibi, bu konuda hâlâ netleşen bir durum söz konusu değil. Bu bir akademik tartışma ve yeni bulgular ışığında bu tartışmanın seyri de değişebilir. Unutmayalım dostlar; Tarih sürprizler yapmayı pek sever.

414 Ansichten

Kommentare